{"product_id":"835-satir-siirler-1-9789750803734","title":"835 Satır; Şiirler 1","description":"\u003cul\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eISBN:\u003c\/strong\u003e 9789750803734\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eYazar:\u003c\/strong\u003e Nazım Hikmet\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eYayıncı:\u003c\/strong\u003e Yapı Kredi Yayınları\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eDil:\u003c\/strong\u003e Türkçe\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eSayfa Sayısı:\u003c\/strong\u003e 239\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eCilt:\u003c\/strong\u003e Ciltsiz\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eKağıt:\u003c\/strong\u003e 2. Hamur\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eBoyut:\u003c\/strong\u003e 13.50 x 21.00\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eBasım Tarihi:\u003c\/strong\u003e 3\/2022\u003c\/li\u003e\n\u003c\/ul\u003e\u003cp\u003eKuvâyi Milliye\nSaat 21-22 Şiirleri\nDört Hapisaneden\nRubailer\nTürk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş \"külliyatı\"...\nTadımlık\nBiz ki İstanbul şehriyiz,\nSeferberliği görmüşüz :\nKafkas, Galiçya, Çanakkale, Filistin,\nvagon ticareti, tifüs ve İspanyol nezlesi\nbir de İttihatçılar,\nbir de uzun konçlu Alman çizmesi\n914ten 18e kadar\nyedi bitirdi bizi.\nMücevher gibi uzak ve erişilmezdi şeker\nerimiş altın pahasında gazyağı\nve namuslu, çalışkan, fakir İstanbullular\nsidiklerini yaktılar 5 numara lâmbalarında.\nYedikleri mısır koçanıydı ve arpa\nve süpürge tohumu\nve çöp gibi kaldı çocukların boynu.\nVe lâkin Tarabyada, Pötişanda ve Adada Kulüpte\naktı Ren şarapları su gibi\nve şekerin sahibi\nkapladı Miloviçin yorganına 1000 liralıkları.\nMiloviç de beyaz at gibi bir karı.\nBir de sakalı Halifenin,\nbir de Vilhelmin bıyıkları.\nBiz ki İstanbul şehriyiz,\ngüzelizdir,\ndört yanımız mavi mavi dağdır, denizdir.\nÖfkeli, büyük bir şair :\nEy bin kocadan arta kalan bilmem neyi bakir\ndemiş\nbize\nve bir başkası,\nyekpare Acem mülkünü fedâ etti bir sengimize.\nBiz ki İstanbul şehriyiz,\nişte, arzederiz halimizi\nTürk halkının yüce katına.\nMevsim yazdır,\n919dur.\nVe teşrinlerinde geçen yılın\ndört düvele teslim ettiler bizi,\ngözü kanlı dört düvele\nanadan doğma çırılçıplak.\nVe kurumuştu\nve kan içindeydi memelerimiz.\nBiz ki İstanbul şehriyiz,\nFransız, İngiliz, İtalyan, Amerikan\nbir de Yunan,\nbir de zavallı Afrika zencileri\nyer bitirir bizi bir yandan,\nbir yandan da kendi köpek döllerimiz :\nVahdettin Sultan,\nve damadı Ferit\nve İngiliz muhipleri\nve Mandacılar.\nBiz ki İstanbul şehriyiz,\nyüce Türk halkı,\nmalûmun olsun çektiğimiz acılar...\n919 Temmuzunun 23üncü günü\npek mütevazı bir mektep salonunda\ninikad etti Erzurum Kongresi.\nErzurumun kışı zorludur, balam,\ntandırında tezek yakar Erzurum,\nbuz tutar yiğitlerin bıyığı\nve geceleyin karlı ovada\nkaskatı katılaşmış, donmuş görürsün karanlığı.\nErzurumda kavaklar, balam,\nErzurumda kavaklar tane tane,\nkavaklarda tane tane yapraklar.\nVe terden ve toz dumandan ve sinekten geçilmez\nErzurumda yaz gelip de bastı mıydı sıcaklar.\nErzurumun düzdür, topraktır damı.\nErzurumun güzelleri giyer, balam,\nincecik ak yünden ehramı.\nYürek boynun büker, balam,\nErzurumlu türkülere.\nHalim selimdir Erzurumun adamı\nve lâkin dönmesin gözü  bir kere!...\nErzurumda on dört gün sürdü Kongre :\norda, mazlum milletlerden bahsedildi\nbütün mazlum milletlerden\nve emperyalizme karşı dövüşlerinden onların.\nOrda, bir Şûrayı Millîden bahsedildi,\nİradei Milliyeye müstenit bir Şûrayı Millîden.\nBuna rağmen,\nÂsi gelmiyelim diyenler vardı,\nmakamı hilâfet ve saltanata.\nHattâ casuslar vardı içerde.\nBuna rağmen,\nBütün aksâmı vatan bir küldür denildi.\nKabul olunmaz,  denildi,\nManda ve Himaye...\nBuna rağmen,\nİstanbulda birçok hanımlar, beyler, paşalar,\nTürk halkından kesmişlerdi umudu.\nYağdırıldı telgraflar Erzuruma :\nAmerikan  mandası altına  girelim, diye.\nİstiklâl, diyorlardı, şâyanı arzu ve tercihtir, amma\nbugün bu, diyorlardı, mümkün değil,\nbirkaç vilayet, diyorlardı, kalacak elde,\nşu halde, diyorlardı, şu halde,\nMemâliki Osmaniyenin cümlesine şâmil\nAmerikan mandaterliğini talep etmeği\nmemleket için en nâfi\nbir şekli hal kabul ediyoruz.\nFakat bu şekli halli kabul etmedi Erzurumlu.\nErzurumun kışı zorludur, balam,\nbuz tutar yiğitlerin bıyığı.\nErzurumda kaskatı, dimdik ölür adam,\nkabullenmez yılgınlığı...\nİstanbulda hanımlar, beyler, paşalar,\ntül perdeler, kravatlar, apoletler, şişeler,\nçıtı pıtı dilleri ve pamuk gibi elleri\nve biçare telgraf telleri\ndevretmek için Amerikaya Anadoluyu\nşöyle diyorlardı Erzurumdakilere :\nBizi bir başımıza bıraksalar,\ntarafgirlik ve cehalet\nve çok konuşmaktan başka müspet\nbir hayat kuramayız.\nİşte bu yüzden Amerika çok işimize geliyor.\nFilipin gibi vahşi bir memleketi adam etti Amerika.\nNe olacak,\nbiz de on beş, yirmi sene zahmet  çekeriz,\nsonra Yeni Dünyanın sayesinde\nistiklâli kafasında ve cebinde taşıyan\nbir Türkiye vücuda geliverir.\nAmerika, içine girdiği memleket ve millet  hayrına\nnasıl bir idare kurduğunu\nAvrupaya göstermek ister.\nHem artık işi uzatmağa gelmez.\nÇok tehlikeli anlar yaşıyoruz.\nSergüzeşt ve cidâl devri geçmiştir :\nTürkiyeyi geniş kafalı birkaç kişi belki kurtarabilir.\n4 Eylül 919da toplandı Sıvas Kongresi,\nve 8 Eylülde\nKongrede bu sefer\nyine ortaya çıktı Amerikan mandası.\nAk koyunla kara koyunun\ngeçitte belli olduğu günlerdi o günler.\nVe İstanbuldan gelen bazı zevat,\nsapsarı yılgınlıklarıyla beraber\nve ihanetleriyle birlikte\nbir de Amerikan gazeteci getirmiştiler.\nVe Erzurumlulardan ve Sıvaslılardan ve Türk milletinden çok\nişbu Mister Bravna güveniyorlardı.\nBu zevata :\nİstiklâlimizi kaybetmek istemiyoruz efendiler!\ndenildi.\nFakat ayak diredi efendiler :\nMandanın, istiklâli ihlâl etmiyeceği muhakkak iken,\ndediler,\nHerhalde bir müzâherete muhtacız diyorum ben,\ndediler,\nHem zaten,\ndediler,\nbirbirine mani şeyler değildir\nistiklâl ile manda.\nVe esasen,\ndediler,\nmüstakil kalamayız böyle bir zamanda.\nMemleket harap,\ntoprak çorak,\nborcumuz 500 milyon,\nvâridât ise 15 milyon ancak.\nVe Allah muhafaza buyursun\nİzmir kalsa Yunanistanda\nve harbetsek,\ndüşmanımız vapurla asker getirir.\nBiz Erzurumdan hangi şimendiferle nakliyat yapabiliriz?\nMandayı kabul etmeliyiz, hemen,\ndediler.\nOnlar  dretnot yapıyor,\nbiz yelkenli bir gemi yapamıyoruz.\nHem, İstanbuldaki Amerikan dostlarımız :\nMandamız korkunç değildir,\ndiyorlar,\nCemiyeti Akvam nizamnamesine dahildir,\ndiyorlar.\nVe böylece, bin dereden su getirdi İstanbuldan gelen zevat.\nSıvas, mandayı kabul etmedi fakat,\nHey gidi deli gönlüm,\ndedi\nAkıllı, umutlu, sabırlı deli gönlüm,\nya İSTİKLÂL, ya ölüm!\ndedi.\nKambur Kerim de böyle dedi aynen.\nAdapazarlıydı Kambur Kerim.\nSeferberlikte ölen babası marangozdu.\nSeferberlik denince aklına Kerimin :\nçok beyaz bir yastıkta kara sakallı bir ölü yüzü,\nFahri Bey çiftliğinde patates toplayıp\nkaz gütmek,\nmektep kitapları\nve bir de saçları altın gibi sarı\nfakat alnı çizgiler içinde anası gelir.\n335te Kerim Eskişehir e gitti,\nmektebe,    teyzelerin\u003c\/p\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":50494999691505,"sku":"9789750803734","price":396.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0817\/0376\/4209\/files\/9789750803734_Default.jpg?v=1791290863","url":"https:\/\/kitapbulan.com\/products\/835-satir-siirler-1-9789750803734","provider":"kitapbulan","version":"1.0","type":"link"}