Hece Yayınları

Gelibolu

John Masefield

İlk yorumu siz yazın
144 sayfaCiltsizTürkçe2/2025
175,26 TL 254,00 TL
%⁠31 indirim

Liste fiyatı: 254,00 TL · Kazancınız: 78,74 TL

Tükendi

Bu kitap şu an stokta yok

Talep edin, ödeme yapmadan sırayı alın. Kitap gelince sepetinize ekleyip size haber veririz; siparişi siz tamamlarsınız.

Bilgileriniz yalnızca bu talep için kullanılır. Ödeme, siparişi tamamladığınızda alınır.

Okuma durumu

  • Hızlı kargo
  • Güvenli ödeme
  • Kolay iade

Kitap hakkında

Muharebelerle ilgili olarak kendi askerinin kudretini anlatmaya çalıştığında onun büyüklüğünü ifade edip, kendince, tam ve doğru olarak anlatabilmek için vuruştuğu düşmanın (Türk’lerin) gücünün ihtişamını belirtmek zorunda kalmıştır: “Onların (Türk’lerin) aralarında ne teslim olmaktan söz ediliyordu, ne de böyle bir şey akıllarına geliyordu; böyle yiğit ve kahraman bir orduda böyle bir şey olamazdı.” “Türk’ler çok iyi savaşçıydılar: taarruzda gözü dönmüş, savunmada metanet  sahibi yiğittiler; fakat onların düşünce özellikleri arasında kumandanlarımızı bilmece gibi şaşkınlığa düşüren bir takım şeyler vardı: onların akılları Avrupalı’lara çok acayip gelen bir tarzda çalışıyordu.” “Sürgünleriyle siperlerimize daldılar önlerindeki şeyi süpürüp götürdüler.” “Hiddetli ve şiddetli bir düşman.” “Taarruzumuz bozulup yarıldı,ondan sonra tam nelerin olup bittiğini  anlatmak o kadar zor ki.” “Bu muharebe için hiçbir şey söylenemez, onu ne kelimeler tasvir edebilir, ne de bir zihin hayal edebilir.” “Cesur ve kararlı Türk saldırılarını savmanın endişesi  ve korkusuyla…” “Türk’ler kanlı karşı  saldırılarıyla  müthiş savaşıyorlardı.” “Düşmanın (Türk’lerin) mukavemetlerinin  kırılamaz olduğunu hissederek…” “…bizi  yok edecek sendeleten bir darbe vurdular; bereket versin Tanrı bize acıdı. Tanrımız gerçekten merhametliydi ki, İngiltere başka bir hamle yapmadı da geçip gittiler.” diyerek düşmanlarını (Türk’leri) nasıl gördüğünü anlatırken öte yandan, sadece kendisinin değil, bütün Avrupa’nın bin yıllık köhnemiş tek emelini de ifade etmekten kendini alamamıştır: “Türk’lerin buraları bir daha ellerine geçirmemeleri için atılan her adımı güvenceye almalı.” “Yapacağımız taarruz  Türk gücünü ebediyen yok etmek suretiyle…” “Türk’lerin, kurbanlarının kemiklerinin ve müttefikinin enkazı arasına ebedi olarak itilip yuvarlanmasının son perdesi kapatılacak ve bu da mutlaka sağlanacaktı.”

Ama Batı’nın ebediyen asla sona ermeyecek şifa bulmaz bu hain ve dinmez kinle dolu niyetlerini açıklarken Çanakkale’de mağlup olup Türk toprağı Gelibolu’nun  hemen her karışına gömülen binlerce İngiliz askerinin kemiklerini kurda kuşa terk ederek boyunları bükük perişan bir halde Ege’nin batı ufuklarına doğru yol alıyor, kolu bacağı budanmış ordusuyla tarihin karanlıklarına karışıyorlardı ve her şeye rağmen o kemikleri birer leş olmaktan korumak için yine, ebediyen nefret ettikleri Türk’ler örtüyorlardı. Ve… ‘SON PERDEYİ KAPATMA’ hayalleri de kursaklarında kalıyordu.
İşte bu kitap böyle bir kitaptır; okunursa ne güzel olur.

Okur puanı

—

Bu kitap henüz puanlanmadı. Okuduysanız ilk puanı siz verin; diğer okurlara yol gösterin.

Puan ver, yorum yaz

Kitap bilgileri

ISBN
9786255956132
Yayın tarihi
2/2025
Dil
Türkçe
Sayfa sayısı
144
Cilt
Ciltsiz
Kağıt
2. Hamur
Boyut
13.0 x 21.0
Bilgilerde hata mı var? Bize bildirin

Yazar hakkında

Okur yorumları

—

Henüz değerlendirme yok

İlk yorumu siz yazın; okurlar fikrinizi merak ediyor.