Fuzûlî’nin ölümsüz aşk mısralarının ardındaki sır perdesi aralanıyor. Bu eser, büyük şairin şiirini yalnızca bir divan edebiyatı klasiği olarak değil, Alevi irfanının ve tasavvufun kalbinde atan canlı bir metin olarak okuyor. Aşk bir ateş, gönül bir dergâh, sevgili ise Hakk’ın tecellisidir. Peki, Fuzûlî’nin “pîr” dediği kimdir? “Meyhane” hangi kutsal meclise işarettir? Aşk şarabıyla “fenâ”ya ermek ne demektir?
Bu kitap, Fuzûlî’nin gazellerini Hak-Muhammed-Ali sevgisi ve Cem ayininin sembolleriyle şerh ederek okuru, nefsin prangalarından İnsan-ı Kâmil m
Fuzûlî’nin ölümsüz aşk mısralarının ardındaki sır perdesi aralanıyor. Bu eser, büyük şairin şiirini yalnızca bir divan edebiyatı klasiği olarak değil, Alevi irfanının ve tasavvufun kalbinde atan canlı bir metin olarak okuyor. Aşk bir ateş, gönül bir dergâh, sevgili ise Hakk’ın tecellisidir. Peki, Fuzûlî’nin “pîr” dediği kimdir? “Meyhane” hangi kutsal meclise işarettir? Aşk şarabıyla “fenâ”ya ermek ne demektir?
Bu kitap, Fuzûlî’nin gazellerini Hak-Muhammed-Ali sevgisi ve Cem ayininin sembolleriyle şerh ederek okuru, nefsin prangalarından İnsan-ı Kâmil mertebesine uzanan kadim bir yolculuğa davet ediyor.