Kent İsyanı
“Mekân pasif bir dekor değil; toplumsal ilişkilerin, iktidarın ve mücadelenin tam merkezinde yer alan dinamik bir üretimdir.”
Düşünce dünyasının en özgün Marksist düşünürlerinden Henri Lefebvre; gündelik yaşamın sıradanlığından kentsel devrimin sarsıcı dinamiklerine, kapitalist metalaşmadan mekânın toplumsal üretimine uzanan geniş bir ufuk açmıştır.
Mekânı sadece fiziki bir alan değil; algılanan, tasarlanan ve yaşanan boyutlarıyla çok katmanlı bir toplumsal gerçeklik olarak tanımlayan Lefebvre; modern kenti sermaye birikiminin ve çelişkilerinin ana sahnesi olarak çö
“Mekân pasif bir dekor değil; toplumsal ilişkilerin, iktidarın ve mücadelenin tam merkezinde yer alan dinamik bir üretimdir.”
Düşünce dünyasının en özgün Marksist düşünürlerinden Henri Lefebvre; gündelik yaşamın sıradanlığından kentsel devrimin sarsıcı dinamiklerine, kapitalist metalaşmadan mekânın toplumsal üretimine uzanan geniş bir ufuk açmıştır.
Mekânı sadece fiziki bir alan değil; algılanan, tasarlanan ve yaşanan boyutlarıyla çok katmanlı bir toplumsal gerçeklik olarak tanımlayan Lefebvre; modern kenti sermaye birikiminin ve çelişkilerinin ana sahnesi olarak çözer.
Editörlüğünü Abdullah Aydın’ın üstlendiği bu kolektif çalışma; Lefebvre’in zengin teorik mirasını bütüncül bir perspektifle ele almayı hedeflemektedir.