Menü
Hesabım
Şifremi Unuttum
Kayıt Ol

Ne Çok Eşya

ISBN : 9786253843151
Stokta Var Stokta Var
Kitapbulan Fiyatı:
244,80 TL
Öne Çıkan Bilgiler:

Üç milyon yıl önce, bir taşın keskin bir kenara dönüştürülebileceğini fark ettik. İlk bıçak önce bir öğünü kolaylaştırdı; sonra bir türün kaderini ve nihayet bir gezegenin yazgısını belirledi. Bugün evlerimiz, ceplerimiz, şehirlerimiz, hatta okyanuslar “şeylerle” dolu. Evlerimiz artık sadece yaşadığımız mekân değil, bazı bölümleri depoya dönüşmüş durumda: Satın aldıklarımızı saklıyor, sakladıklarımızın arasında yaşıyor ve sonra daha fazlasını alıyoruz. Bu döngü nereden çıktı? Bu fazlalık nasıl mümkün oldu? “Yeter” sınırını neden hep aşıyoruz?

Tür : Genel
Sayfa Sayısı : 320
Cilt Tipi : Ciltsiz
Yayın Tarihi : 3/2026
Boyut : 13.0 x 21.0
Kağıt Tipi : 2. Hamur
ISBN Numarası : 9786253843151
Dil : Türkçe
Marka Adı: İş Bankası Kültür Yayınları
Beğen
12.03.2026 tarihine kadar kargoda

Tükendi

Gelince Haber Ver
Listeye Ekle
Tavsiye Et Tavsiye Et
Yorum Yap Yorum Yap
Fiyat Alarmı Fiyat Alarmı

Üç milyon yıl önce, bir taşın keskin bir kenara dönüştürülebileceğini fark ettik. İlk bıçak önce bir öğünü kolaylaştırdı; sonra bir türün kaderini ve nihayet bir gezegenin yazgısını belirledi. Bugün evlerimiz, ceplerimiz, şehirlerimiz, hatta okyanuslar “şeylerle” dolu. Evlerimiz artık sadece yaşadığımız mekân değil, bazı bölümleri depoya dönüşmüş durumda: Satın aldıklarımızı saklıyor, sakladıklarımızın arasında yaşıyor ve sonra daha fazlasını alıyoruz. Bu döngü nereden çıktı? Bu fazlalık nasıl mümkün oldu? “Yeter” sınırını neden hep aşıyoruz?

Arkeolog Chip Colwell, insan türünün nesnelerle kurduğu ilişkinin derin tarihine iniyor. Eşyayı yalnızca tüketim başlığına sıkıştırmıyor; çünkü eşya aynı zamanda aidiyetin, ritüelin, statünün ve güvenliğin –kısacası anlamın– taşıyıcısıdır. Ancak modern toplumlarda bu ilişki, olağan bir hızlanmadan çok, kontrolden çıkmış bir çoğalmaya dönüşüyor. Fazlalık artık bir yan etki değil, sistemin işleyiş biçimi. Bunun bedeli plastik yığınlarında, çöp dağlarında, tükenen kaynaklarda ve giderek daralan bir gelecek ufkunda görünür hale geliyor.

Taş aletlerden inanç nesnelerine, koleksiyonculuktan reklamın incelikli iknalarına uzanan Ne Çok Eşya, çözüm reçetesi sunmuyor, minimalizm vaazı vermiyor. 21. yüzyılın ekolojik ve siyasal krizlerini, büyük kavramlarla değil, gündelik hayatın içine yerleşmiş fazlalık üzerinden okuyor. Maddi bolluğun ardında yatan dizginsiz tüketim ritmini görünür kılıyor. Çünkü mesele neye sahip olduğumuzdan çok, bu sahipliğin bizi nereye sürüklediğidir. “Daha fazla”sını durmaksızın üretmeden, anlamı nasıl kuracağımız sorusu ise en yakıcı sorulardan biri olarak önümüzde duruyor.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.