Kâtip Çelebi’nin titiz kalemiyle yeniden çizilen 17. yüzyıl panoramasında, Kadızadeliler’in hararetli vaazları, Bektaşi tekkelerinin renkli meydanları, Safevî hilallerinin gölgesi iç içe geçiyor. Osmanlı’nın siyasi fırtınaları arasında Alevi-Bektaşi dünyasının düşünsel nabzını tutan bu çalışma, bibliyografinin soğuk raflarını, nefeslerle ısınan cem meydanına davet ediyor. Arşiv belgeleri, menkıbe destanları ve modern araştırmaların ışığında serilen katmanlı anlatı, okuru hem tarihî gerilimlerin içine sürüklüyor hem hoşgörünün mümkün ufuklarına çağırıyor.
Kâtip Çelebi’nin titiz kalemiyle yeniden çizilen 17. yüzyıl panoramasında, Kadızadeliler’in hararetli vaazları, Bektaşi tekkelerinin renkli meydanları, Safevî hilallerinin gölgesi iç içe geçiyor. Osmanlı’nın siyasi fırtınaları arasında Alevi-Bektaşi dünyasının düşünsel nabzını tutan bu çalışma, bibliyografinin soğuk raflarını, nefeslerle ısınan cem meydanına davet ediyor. Arşiv belgeleri, menkıbe destanları ve modern araştırmaların ışığında serilen katmanlı anlatı, okuru hem tarihî gerilimlerin içine sürüklüyor hem hoşgörünün mümkün ufuklarına çağırıyor. Osmanlı gölgesinde kalan Aleviliğin izlerini, Kâtip Çelebi’nin akıl terazisiyle okuyun; tartışmanın, merakın ve insanî arayışın kapıları ardına kadar açılacak. Bu kitap tarih tutkunlarına, mistik sorgulayıcılara ve eleştirel okurlara vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır. Keşfedin, düşünün, paylaşın, cesaretle.